|
İstanbul Bakırköy’de oturan B.Z. boşanma davasına bakan Hâkim A.H.S.’den duruşmadan sonra kendisini arayıp taciz ettiği iddiasıyla şikâyetçi oldu. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) “Bakışlarınızdan çok etkilendim. Buluşalım mı” dediği öne sürülen hâkim hakkında soruşturma başlattı. İstanbul Bakırköy’de oturan 27 yaşındaki B.Z., 2006 yılında görkemli bir düğünle dünya evine girdi. Ancak bu mutluluk uzun sürmedi. Eşi ile aralarında şiddetli geçimsizlik başlayan B.Z. çareyi boşanma davası açmakta buldu. Avukatı aracılığıyla Bakırköy Aile Mahkemesi’ne başvurdu. 2008 yılında açılan davanın ilk duruşmasına eşi katılmadı. Bunun üzerine duruşma ertelendi. İddiaya göre ikinci duruşmada eşiyle birlikte hazır bulunan B.Z. eve gittikten sonra kendisini çok şaşırtan bir telefon aldı. B.Z.’nin iddiasına göre telefondaki kişi genç kadına “Ben bugün davanıza bakan Hâkim A.H.S.’yim. Size söylemem gereken bir şey var. Bugünkü duruşmada bakışlarınızdan çok etkilendim. Mümkünse sizinle görüşmek isterim” dedi. B.Z., tepki göstererek telefonu kapattı ve durumu avukatına anlattı. B.Z.’nin de isteği doğrultusunda avukat, duruşma gününden önce mahkemeye ‘reddi hâkim’ talebini içeren bir dilekçe verdi. Genç kadın daha sonra A.H.S.’yi Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na (HSYK) şikâyet etti. Detaylar...
|
|
|
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Başbakan Erdoğan tarafından gündeme getirilen "Başkanlık Sistemi" ile ilgili olarak, "Demokrasinin dışında olan bir sistem değil" yorumunda bulundu. Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin organize ettiği "Çocuk ve Hukuk" konulu toplantıda öğrencilere hitap etti. Özellikle hukuk fakültelerinin, toplumsal kültürün gelişmesi ve toplumun yönlendirilmesinde önemli rolleri bulunduğuna işaret eden Gerçeker, bu nedenle burada yetişecek öğrencilerin görev yapacakları alanlarda da bu bilgileriyle hareket etmeleri gerektiğini, yargıçlık, savcılık, avukatlık veya başka bir meslek yapsalar da hukuka uygun ve adil olmayı başarmak zorunda olduklarını söyledi. Gerçeker, adil olmayı başaramamış bir kişinin adalet dağıtmasının da mümkün olamayacağını vurgulayarak, "Vicdanlarınızda adaleti özümsemeniz gereklidir. Bir düşünürün dediği gibi, 'adalet ulusların yiyeceğidir. 'Adalet milletlerin geleceğinin güvencesidir. Adil olmayan ve yargısını adil çalıştıramayan bir ülkenin uzun süreli ayakta duramayacağı açıktır. Bu olgu, geçmiş yüzyıllarda kendini göstermiştir. Pasceal'ın, 'Adaletin kuvvetli, kuvvetlilerin de adaletli olması gerekir' sözü bu nedenle çok önemlidir" diye konuştu. Ayrıntılar.... |
|
|

Vergi kaçakçılarının peşini bırakmayan Maliye, denetime de standart getiriyor. Gelir İdaresi bütün inceleme birimlerine yönelik yeni kurallar üzerinde çalışıyor. Yeni sistemle denetim uzmanları kendilerini de denetimde tutacak. Sürekli tartışma konusu olan vergi inceleme ve soruşturmasına Maliye Bakanlığı el attı. Artık sadece vergi incelemeleri değil, inceleme öncesi ve sonrası için de standartlar geliyor. Vergi kaybının en aza indirilmesi için hazırlanan vergi denetim standardı çalışması, uzmanların seçilmesinden nasıl davranılması gerektiğine kadar birçok konuda kuralları ortaya koyacak. Buna göre uzmanlar seçilirken özel yaşamına bakılacak, soğukkanlılık ve şüphecilik gibi kişilik özellikleri aranacak. Hiçbir hesap uzmanı, yetkili merciden görev almadıkça inceleme, araştırma ve soruşturma yapamayacak. Uzmanlar bağımsız, tarafsız ve nesnel davranacak. . Denetim uzmanı, denetlediği kişi ve kurumla herhangi bir şekilde çıkar ilişkisi içine girmeyecek. Vergi denetimlerinde kayıp ve kaçakların bulunmasının yanı sıra vergilerin hem doğruluğunu araştırılacak hem de tespiti yapılacak. Suçun tespiti halinde, durum usulüne uygun olarak düzenlenecek vergi suçu raporuyla savcılığa bildirilecek. Denetim elemanları vergi incelemelerinde mükellef haklarına saygı gösterecek, Hazineci yaklaşımdan kaçınacaklar. |
|
|

Sağlık Bakanlığı. sigara yasağında geri adım atıldığına ilişkin haberleri yalandı. Bakanlık, "İddialar kasıtlı, geri adım yok" dedi. Sağlık Bakanlığı, yeni bir düzenleme ile sigara yasağında geri adım atıldığına ilişkin haberleri yalanladı. Bakanlıktan konuya ilişkin yapılan açıklama şöyle: "Söz konusu haberlerde "Yaşlı bakım evlerinde, ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinde, ceza infaz kurumlarında, uluslararası güzergâhlarda yolcu taşıyan denizyolu araçlarının açık güvertelerinde belli oranlarda sigara tüketimine mahsus alanlar oluşturulabilecektir." denilerek, bu durum sigara yasağında geri adım atılıyor şeklinde yansıtılmıştır. Tütün kontrolüne yönelik çalışmaların, 4207 sayılı kanun kapsamında yürütüldüğünün hatırlatıldığı açıklamada, "Bahsedilen kurumların özel durumları nedeniyle, buralarda belirli oranlarda sigara içme alanları oluşturulabileceği 3 Ocak 2008’den beri ilgili kanunun bir hükmü olarak zaten yürürlüktedir" denildi. Açıklama, şöyle devam ediyor: "Halkımızın böylesine sahiplendiği ve uyguladığı bir konuda, zaten yasada var olan maddelerin, yeni uygulamalarmış gibi kamuoyuna sunulması ve 'Sigara yasağından geri adım atılıyor’ denilmesi, ya yanlış bir bilgilenmeye dayanmakta ya da maksatlı olduğunu düşündürmektedir. Tüm dünyada örnek ülke gösterildiğimiz bir konudan geri adım atıldığı yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamakta ve kamuoyunda yanlış bir algılamanın oluşmasına sebep olmaktır." |
|
|

Eski Milli Futbolcu ve yorumcu Dilmen, bir gazetede, hakkında çıkan haberlerle ilgili Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracat etti. Eski Milli Futbolcu ve yorumcu Rıdvan Dilmen, bir gazetede hakkında çıkan haberle ilgili Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Rıdvan Dilmen, sabah saatlerinde Sarıyer Adliyesi’ne geldi. Daha sonra savcılığa suç duyurusunda bulunan Dilmen çıkışta yaptığı açıklamada, Türkiye’de futbolda şike soruşturmasını yürüten Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığı’nca şu an itibariyle kendisini sorgulayacak bir durum olmadığının söylendiğini kaydetti. Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü şike soruşturmasında aralarında eski milli futbolcular Fatih Akyel ve Celil Sağır’ın da bulunduğu 34 kişi tutuklanmıştı. |
|
|
Kayseri’de provakatif bir eylem gerçekleştirildi. Şehit cenazesine katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’a yumruklu saldırıda bulunuldu. Hastanede tedavi edilen Taner Yıldız’ın sağlık durumu iyi... Olayla ilgili 4 kişi gözaltına alındı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ile birlikte, Şehit yüzbaşı Levent Çetinkaya’nın Kayseri’deki cenaze törenine katıldı. Defin işleminin ardından kalabalık dağılırken 1 kişi, Taner Yıldız’a yumruk attı. Yüzüne aldığı darbeyle yaralanan Yıldız, ambulansla Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Gevher Nesibe Hastanesi’ne kaldırıldı. Taner Yıldız’ın burun kökünde küçük bir kırık olduğu belirlendi. Endüstri meslek lisesinde beden eğitimi öğretmeni olduğu belirlenen saldırgan ile birlikte 3 kişi daha gözaltına alındı. Hastaneden taburcu edilen Taner Yıldız, babaevinde bir süre istirahat etti. Yıldız daha sonra Ankara’ya hareket etti. |
|
|
Haftalardır tartışılan, Türkiye gündeminin bir numaralı konusu olan Anayasa değişiklik paketi sonunda Meclis Genel Kurulu’na geliyor. Bugün (19.04.2010) yapılacak görüşmelerde artık söz milletvekillerinde olacak. Tüm maddeleri komisyondan geçen Anayasa değişiklik paketi Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanacak. Anayasa değişiklik görüşmelerinin ay sonuna kadar bitirilmesi planlanıyor. Anayasa Değişiklik Paketinin referanduma gerek kalmadan Meclis’ten geçebilmesi için en az 367 milletvekilinin pakete evet demesi gerekiyor. 330 ile 367 arasında çıkacak oy, Cumhurbaşkanı’nın onaylaması halinde paketin referanduma götürülmesi anlamına geliyor. Bu durumda halkın önüne sandık yaz aylarında gelebilir. Meclisteki görüşmeler önce paketin tümü üzerinden başlayacak, sonraki günlerde maddeler tek tek görüşülecek. Görüşmelerin ardından gizli oylama yapılacak. Paket Meclis’ten geçerse Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayına sunulacak. Bu tarihi gün Başbakan Erdoğan’ın AK Parti grubunu toplamayıp son değerlendirmeleri yapmasıyla başlayacak. Saatler 13’ü gösterdiğinde ise Genel Kurul’daki büyük maraton başlayacak. |
|
|
Danıştay Başkanı Mustafa Birden, yolsuzluklarla mücadelede sadece cezai yaptırımlarla başarıya ulaşılamayacağını belirterek, tarafsız ve özgür basının, bilgi edinme hakkının, şeffaf ve iyi yönetim anlayışının, mali denetim ve mal bildirimi sisteminin etkin kullanımının, yolsuzluğun önlenmesinde önemli etkenlerden olduğunu ifade etti. Ankara Barosu tarafından, Ankara Barosu Eğitim Merkezinde düzenlenen "Yolsuzluklar" konulu paneline katılan Birden, panelin açılışında yaptığı konuşmada, yolsuzluğun sadece bugünün konusu olmadığı gibi sadece Türkiye'ye has bir sorun da olmadığını kaydetti. Birden, yolsuzluğun önüne gelişmiş demokrasilerinde dahi geçilemediğini vurgulayarak, Türkiye'nin "Uluslararası Yolsuzluk Endeksi" verilerinde çoğu Avrupa ülkesinin gerisinde kalmasının, yolsuzlukla mücadelede arzu edilen başarının yakalanamadığını gösterdiğini dile getirdi. Yolsuzluğun, demokrasi, insan haklarının ve hukukun üstünlüğü için ciddi tehdit oluşturduğunu, iyi yönetim, rekabet, sosyal adalet ve gelir dağılımını bozduğunu, kurumları ve toplumun ahlaki temellerini sarstığını ifade eden Birden, yolsuzluğa, kamu kaynaklarını kullanmada sınırları iyi çizilmemiş olduğunu savundu. "Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu", "Türk Ceza Kanunu", "Sermaye Piyasası Kanunu", "Devlet Memurları Kanunu", "Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine ve Diğer Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" gibi düzenlemelerin yolsuzlukla mücadelede yeterli olmadığını dile getiren Birden, mevzuattaki dağınıklığı giderecek, genel kural ve ilke koyacak, yargılama usulünde sadelik ve birlikteliği sağlayacak, evrensel ilkeleri bir araya toplayacak genel bir yolsuzlukla mücadelede kanununa ihtiyaç bulunduğunu söyledi. |
|
|
Samsun'un Çarşamba ilçesinde konferansta konuşan Sami Selçuk, Askeri Yargıtay'ın kaldırılması gerektiğini de söyleyerek, "Askeri Yargıtayla, biz sık sık çelişkiye düşüyoruz, görüş ayrılıklarımız var" diye konuştu. Anayasanın düzeltilemeyeceğini belirten Sami Selçuk, anayasanın halkına devamlı teyakkuzda olduğunu iddia etti. Böyle bir anayasanın olamayacağını söyleyen Selçuk, "Kaldırın gitsin. Şimdi anayasayı değiştirelim diyorlar. Tamam değiştirin. Neresini değiştireceksiniz. Ne mesala işçilerin haklarını biraz düzeltelim, tamam. Pozitif ayrımcılık yapalım, o da güzel. Askeri yargının alanını daraltalım, tamam güzel. Şimdi ben soruyorum. Askeri yargının alanını daraltıyorsunuz da neden askeri yargıtayı kaldırmıyorsunuz. Böyle bir şey olabilir mi? Yargıtay, Danıştay kavramının dayanağı şudur. Bir ülkede bütün hukuk normlarının aynı biçimde uygulanmasıdır. Askeri yargıtayla, biz sık sık çelişkiye düşüyoruz, görüş ayrılıklarımız var" dedi. Yargıtay'ın tek olabileceğini söyleyen Yargıtay Eski Başkanı Sami Selçuk, "Yargıtay iki tane olursa hukuk iki tane olur. 1971'den sonra bir de askeri danıştay, yani Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kurduk. Sistem, kavram yok. Böyle birşey olabilir mi? Ben diyorum ki, bakın madem böyle yapıyorsunuz, bir Askeri Anayasa Mahkemesi de kurun. Yani hiç değilse samimi tutarlı olursunuz. Zaten darmadağın iyice dağılsın. Bu nasıl bir kafadır. Bunu anlamak mümkün değil" dedi. Askeri Yargıtay'ın kaldırılması gerektiğini dile getiren Sami Selçuk, bunun kavga değil sistemi düzeltmek olduğunu belirtti. Ayrıntılar... |
|
|

Ankaraspor A.Ş, Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu tarafından verilen "kulübün bir alt lige düşürülmesi" kararının yürütmesinin durdurulması istemiyle dava açtı. Dava dilekçesinde, Türkiye Futbol Federasyonundan, kulübün uğradığı zararlar gerekçesiyle toplam 12 milyon 100 bin TL tazminat talep edildi. Ankaraspor A.Ş’nin avukatı Mehmet Ali Alan tarafından açılan davanın dilekçesinde, 5894 sayılı ’Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’unun 5/3, 6/1-2-3-4. maddelerinin, Anayasa’nın 7, 9, 11, 36, 38, 125 ve 154. maddelerine aykırı oldukları ileri sürülerek, söz konusu maddelerin, Anayasa’nın 152. maddesi gereğince iptalleri için Anayasa Mahkemesine müracaat edilmesi istendi. Ankaraspor A.Ş Kulübünün, müsabakalara katılmasının engellenmesinin ve Turkcell Süper Lig’den bir alt lige düşürülmesi işlemlerinin açıkça Anayasa’ya ve yasalara aykırı olduğu ileri sürülen dilekçede, kararın uygulanmasına devam edilmesinin, telafisi imkansız zarara uğranılmasına sebebiyet verdiği ve vermeye devam ettiği kaydedildi. Dilekçede, Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu tarafından 6 Ekim 2009 tarihinde verilen, Ankaraspor A.Ş’nin bir alt lige düşürülmesi kararının yürütülmesinin durdurulması talebinde bulunuldu. Davanın görülmesine, Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde önümüzdeki günlerde başlanacak. |
|
|