Ana Menü
Anasayfa
FORUM
Kayıt Ol
Basın Açıklamaları
Faaliyetlerimiz
Köşe Yazıları
Üye Arama
Üye Listesi
Ziyaretçi Defteri
Avukat ara
Fotoğraflar
Hukuk Dernekleri
Üye Girişi
Adana
Adana Şehir Haritası
Nöbetçi Eczaneler
Adanadan Fotoğraflar
Eklenen Fotoğraflar
Anket
Sitemizi beğendiniz mi?
 
Mevzuat
Kanun
KHK
Yönetmelik
Adalet Bak. Genelgeleri
Mülga Mevzuat
Uluslararası Sözleşmeler
HSYK Kararları
Son Eklenen Haberler
FORUM'a Son Eklenenler
Ziyaretçi Sayısı
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün344
mod_vvisit_counterDün428
mod_vvisit_counterBu ay5812
mod_vvisit_counterBugüne kadar207463
Grafik Hava Durumu
HABER ARŞİVİ
BASIN AÇIKLAMASI
 TCK ya da CMK’da ‘özel yetkili mahkeme’ şeklinde tanım olmamakla beraber Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 250’nci maddesiyle görevlendirilmiş ve belirli suçlara bakmaya yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri bulunmaktadır. Medya, özellikle 2007’den sonra çok gündeme gelen bu mahkemeleri daha kolay anlatabilmek için ‘CMK 250 ile görevli mahkeme’ demek yerine ‘özel yetkili mahkeme’ tanımlamasını kullanmıştır.

CMK’nın 250 ve 251’inci maddeleri özel yetkili mahkemelerin görev ve faaliyet alanını düzenlemektedir. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun atadığı birinci derece hâkim ve savcılar görev yapmaktadır. ‘Görev ve Yargı’ başlıklımadde ‘çete, devletin güvenliğine ilişkin sayılan terör, darbe teşebbüsü, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’ gibi suçlarla ilgili görevlendirme yapmaktadır. Yani nasıl ticari, iş, fikrî haklar, aile mahkemeleri varsa, ‘terör’ gibi devletin güvenliğine ilişkin suçlara bakan‘ihtisas mahkemeleri’ oluşturulmuştur. Bunun yanında, ‘örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu madde imal ve ticareti suçu ve haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde cebir ve tehdit uygulanarak işlenen suçlar’ da bu mahkemenin yargılama faaliyeti kapsamındadır. CMK 250’nin 3. fıkrası da aynı maddede sayılan suçlarıişleyenlerin ‘sıfat ve memuriyetleri ne olursa olsun’ bu kanunla görevlendirilmiş ağır ceza mahkemelerinde yargılanacağını hükme bağlamaktadır.

Her meslekte olduğu gibi Yargıda da ihtisaslaşmaya ihtiyaç vardır. Yargılama yapılırken ihtisaslaşmak hukuk mahkemelerinde genelde Asliye Hukuk Mahkemeleri’nden bazı konularla ilgili davaların ayrılması şeklinde olmuştur. Bu durum ciddi bir uzmanlaşma ve fayda sağlamıştır. Ceza yargılamasıaçısından özel ve önemli suçlar da gerek fiziki ortam, gerek de güvenlik açısından ayrı bir takım şartlar gerektirmektedir. Bazı davaların çete bünyesinde iki yüze yakın tutuklu sanığı olmakta, bazı illerde güvenlik gereği yargılama yapılamayıp başka bir ilde yargılamaya devam edilmektedir. İhtisas özelliği taşıyan bu mahkemeler de bu ihtiyaca binaen kurulmuştur. Bu mahkemelerde yapılan yargılamanın amacı sadece toplumun değil aynı zamanda yargılanan sanığın da yüksek menfaatlerini korumaktır. Bu mahkemelerde yargılananlar için de en büyük menfaat dosyalarının benzer suçlara bakan ihtisaslaşmış hakim ve savcılar tarafından incelenip karara çıkacak olmasıdır.Huzur ve güvenlik için ihtisas mahkemesi niteliğinde olan Özel yetkili mahkeme ve savcılara hala ihtiyaç vardır. Siyasi düşüncelerle bu ihtiyacı görmeyerek ‘dokunulmazlık zırhının’ dahi işlevsiz kaldığı ihtisas mahkemelerine karşı çıkıp yeniden birilerine dokunulmazlık sağlamaya yönelik faaliyetler doğru değildir, hukuki olmaktan çok uzaktır. Bağımsız yargı demokrasinin temeli ve teminatıdır. NİZAM HUKUKÇULAR DERNEĞİ 

 
23 NİSAN KUTLU OLSUN

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışının 92. yıldönümünü gurur ve coşkuyla kutluyoruz. Bu mutlu gün aynı zamanda Çocuk Bayramı olması nedeniyle başta çocuklarımız olmak üzere hepimize kutlu olsun. Yüce Meclisimizin açıldığı ve ilk toplantısını yaptığı bu günde, egemenliğin millete ait olduğu ilkesi hayata geçirilirken, milletimiz Atatürk'ün önderliğinde kaderine el koymuştur. 23 Nisan, millî egemenlik ilkesinin hayat verdiği yeni devletin kuruluşu amacıyla atılan en önemli adımı simgelemektedir. Türk milleti egemenlik haklarına sahip çıkarak, bağımsızlığını hiçbir gücün engelleyemeyeceğini tüm dünyaya ilân etmiştir. İmkânsızlıklar, güçlükler, yokluklar Meclisimizi yıldırmamıştır. Bundan sonrada da hukuk dışı yapılanmalar nedeniyle yıldırılamayacaktır. Türk Milletinin bağımsız yaşama iradesi ve vatan sevgisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin doğmasını sağlamıştır. Bu yönüyle 23 Nisan 1920 ülkemiz için bir milattır. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu bir dönemin başlangıcıdır. Millî egemenlik ilkesi ve millet iradesi, uygarlaşma, modernleşme ve çağcıl bir hukuk sistemini yakalama amacını taşımaktadır. Bu nedenle millet iradesinin ve hukukun üstünlüğünü benimsemiş, insan haklarına saygıyı temel alan çağdaş bir devlet olma yolunda gecikmeksizin çok büyük adımlar atılması gerekmektedir. Türk milleti bu konuda tam bir mutabakat ve kararlılık içindedir.  Bu sebeple, sivil ve çağcıl bir anayasa hepimizin özlemidir. İçinden geçtiğimiz süreçte, halkımızın dişiyle, tırnağıyla, emeğiyle yarattığı kazanımları, demokrasimizi, istikrar ve güven ortamını her zamankinden daha titiz biçimde korumaya özen göstermemiz gerekmektedir. Türkiye'nin en ileri demokrasi, çağcıl hukuk devleti ve insan hakları standartlarını yakalamış, rekabet gücü yüksek, zengin, müreffeh, güçlü bir ülke hâline gelmesi için hiçbir engel yoktur. Bu yoldaki iradeyi fesada uğratacak her türlü hukuk dışı yapılanmalar ve devlet içine sızmış milli irade düşmanları, bağımsız Türk Yargısı önünde elbette hesap verecektir. Bundan kimsenin kuşkusu olmamalıdır. 23 Nisan’a ve onun felsefesine sahip çıkma gerekliliği her geçen gün daha da belirginleşmiştir. Bu nedenle, bu anlamlı günde Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ü, Birinci Mecliste görev yapan üyeleri, Kurtuluş Savaşının tüm kahramanlarını saygı ve rahmetle anıyoruz. 23 Nisan Millî Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı tebrik ediyor,  ileri ve çağdaş bir hukuk düzenine kavuşmuş; sivil bir anayasa ile dünya sahnesindeki yerini almış bir Türkiye’de buluşmak dileğiyle saygılar sunuyoruz.

NİZAM HUKUKÇULAR DERNEĞİ YÖNETİM KURULU

  

 

 
MESLEKTAŞIMIZA YAPILAN SALDIRIYI ŞİDDETLE LANETLİYORUZ

İcra işlemine giden avukata saldırı

Meslektaşımız Av. KENAN İSKENDER'e yapılan saldırıyı şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Bu saldırıyı,  kamu hizmeti ifa eden, yargının kurucu unsuru, hukuk devletinin olmazsa olmazı, bağımsız savunmayı temsil eden tüm avukatlara  karşı yapılmış bir saldırı olarak değerlendiriyoruz. Hukuka, yasalara, insan temel hak ve özgürlüklerine aykırı ve suç niteliğindeki bu eylemi şiddetle kınıyor, Adana C.Başsavcılığınca en üst derecede duyarlık ve hassasiyetin gösterilerek avukatlara karşı bu tür eylemleri gerçekleştiren  kişiler hakkında ivedi olarak cezai soruşturma için yasal işlemlerin yapılacağına inanıyor ve bunu bekliyoruz. Hukuk Devletinin tüm kurum ve kurallarıyla yaşama geçirilmesini, insan temel hak ve özgürlüklerinin korunup geliştirilmesini, adil yargılanma hakkının eksiksiz uygulanmasını ve meslektaşlarımızın hak ve hukukunun takipçisi olmayı  ilke edinen Derneğimizin, cezai soruşturmaları da hassasiyetle takip edeceğini kamuoyuna saygı ile duyurur, meslektaşımıza geçmiş olsun dileklerimizi bir kez daha iletiyoruz. NİZAM HUKUKÇULAR DERNEĞİ YÖNETİM KURULU

 
SANIK EVREN, MAHKEMEYE GELECEK Mİ?

Kenan Evren Hakim Karşısına Çıkacak mı?

Kenan Evren Hakim Karşısına Çıkacak mı?

Adli Tıp'tan rapor istenmişti. Adli Tıp, "Talep henüz bize ulaşmadı" diyor. Gözler 12 Eylül davasınını ilk duruşmasınını yaplılacağı 4 Nisan tarihine çevrildi.  Darbenin mimarları Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'nın sanık sandalyesine oturup oturmayacağı ise Adli Tıp Kurumu'nun mahkemeye vereceği rapora bağlı.  Adli Tıp Kurumu Başkanı Haluk İnce, o raporla ilgili ilk kez konuştu. İnce, "Bir açıklama yapılacaksa onu mahkeme başkanları, cumhuriyet başsavcıları yapacaktır. Biz onlara sadece bilimsel doğru sonuçları veririz" dedi. "Talep geldi mi?" sorusuna İnce, "Arkadaşlarımdan bilgi bekliyorum. Gelince söylerim. Gelmedi şimdilik?" cevabını verdi.

 
VİZE KONUSUNDA RESMİ ÇAĞRI YAPILDI

Ankaradan Vize Konusunda ABye Resmi Çağrı

Bağış, AB'deki muhataplarına yazdığı mektupta, "Vize engelini kaldırın” dedi. Avrupa Birliği'ne bir kez daha, "Türk vatandaşlarına vize engelini kaldırın" çağrısı yaptı. Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Avrupa Birliği'ndeki muhataplarına, kısa süre önce birer mektup göndererek Türkiye'nin beklentilerine ilişkin resmi çağrıda bulundu. Türkiye, Avrupa Birliği'den Türk vatandaşlarına vize engelini kaldırmasısını istiyor. Üstelik bu konuda Birlik içinde alınmış birçok karar da var. Hem Avrupa Adalet Divanı hem de Birlik üyesi ulusal mahkemelerin, Türk vatandaşları lehine verdiği vize kararları bulunuyor. İşte Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, Avrupa Birliği'ndeki muhataplarına birer mektup göndererek resmi çağrıda bulundu ve bu kararları hatırlattı. Bağış, mektupları Avrupa Birliği Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu üyesi Stefan Füle, İçişlerinden Sorumlu üyesi Cecilia Malmström, Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz ve Birliğin Dönem Başkanı Danimarka Dışişleri Bakanı Villy Sovndal'e gönderdi. Bağış, muhataplarına; "Avrupa Mahkemelerinin hukukun üstünlüğü ve ahde vefa ilkesini gözettiğini görmek memnuniyet vericidir. Birlik üyesi hükümetler de benzer bir şekilde hareket ederek söz konusu mahkeme kararlarına uymak için gerekli değişiklikleri yapmalıdır" dedi. Egemen Bağış, Hollanda Danıştayı'nın Türk vatandaşlarının iş amaçlı seyahatlerinde vize şartının aranmasını, Ankara Antlaşması'nın "ayrımcılığın yasaklanması hükmüne" aykırı gördüğünü de hatırlattı.

 
BARANSU'DAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR

Balyozcuların yalanı ortaya çıktıBalyoz davası sanıklarının Türkiye'nin gözünün içine baka baka söyledikleri büyük yalan ortaya çıktı. Çetin Doğan ve avukatlarının kamuoyunu yanılttığına dikkat çeken Taraf'tan Mehmet Baransu, Balyoz delilleri ile ilgili önemli tespitlerini paylaştı. İşte Baransu'nun yazısının ilgili bölümü: Balyoz ve gerçekler dizimizin cumartesi günkü bölümünde yazdığım yazıda, Çetin Doğan’ın avukatlarının 2006’da, 2007’de üretildi dedikleri iki belgenin, 2003 yılında Aktüel dergisinde, 2004 yılında bir kitapta yayımlandığını belirtmiştim. Ve şu soruyu sormuştum: Bu belgeler 2006 yılında üretildiyse, 2003 yılında Aktüel dergisinde, 2004 yılında bir kitapta nasıl yer aldı? Bu belgelerin altında imzalar, sayı numaraları var. “Belgeler üretildi, sahte” diyenler, bu durumu nasıl açıklıyorlar?Beklediğim gibi bu soruma Çetin Doğan’ın yakınları cevap vermekte zorlandılar. Verdikleri cevap özetle şuydu; “O dediğiniz belgeler sahte değil, biz onları kastetmedik.” Ancak Çetin Doğan’ın avukatı Celal Ülgen’in 11, 16, 17 no’lu CD’lerle ilgili yaptığı açıklamalara baktığımızda, 2006’da üretildi denen bu belgeleri kastettiği net bir şekilde görülüyor. Ülgen, çıktığı televizyon programlarının hemen hemen hepsinde “CD içerisindeki tüm belgeler sahte, sonradan üretildi” demiş ve cumartesi günü perde arkasını yazdığım belgelerin de sonradan üretildiğini iddia etmişti. Kaldı ki Ülgen’le katıldığım bir programda, Karadeniz Ereğli planlarını gündeme getirmiştim ve Ülgen bunlara da sahte demiş, sonradan 2006 yılı sonrası üretildiğini iddia etmişti. Ancak sonradan üretildi denen bu belgelerin, 2003 yılında Aktüel dergisinde yayımlandığını ortaya koymam üzerine, başta Ülgen olmak üzere, davanın tarafları sessizliği tercih ettiler. Ayrıntılar...

 
AHMET ŞIK'IN SÖZLERİNE "YETKİSİZLİK" KARARI

Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, Odatv davasında tahliye edilen gazeteci Ahmet Şık'ın Silivri Cezaevi önünde yaptığı açıklamaya ilişkin soruşturmada yetkisizlik kararı verdi. Dosya Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Odatv davasında yargılanan gazeteci Ahmet Şık hakkında cezaevi çıkışında söylediği sözlerden dolayı Beşiktaş'taki İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nce yürütülen soruşturma, suç ve suçun işlendiği yer itibarıyla ''yetkisizlik'' kararı verilerek, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Muammer Akkaş, Şık'ın yargılandığı dava kapsamında, tahliyesinin ardından Silivri Cezaevi'nin çıkışında sarf ettiği sözler nedeniyle yürüttüğü soruşturmada ''yetkisizlik'' kararı verdi.  Şık'ın sözlerinin Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesiyle görevlendirilen savcılığın baktığı suçlar kapsamına girmediğine karar veren özel yetkili savcılık, ''kamu görevlilerine görevlerinden dolayı tehdit ve hakaret'' suçlarından soruşturma yürütülmesi için dosyayı, suç ve suçun işlendiği yer nedeniyle Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi.

 
KILIÇ: SİYASET, YARGIYI KUŞATAMAYACAK

Uluslararası Yargı Reformu Sempozyumu'nun açılışında konuşan Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Türk yargı dünyasında yaşanan büyük sorunların, uygulama sürecinde yaşanan olumsuzluklardan kaynaklandığını ifade ederek, hakimin tarafsızlığının sağlanamaması, mesleki eğitimdeki eksiklikler, evrensel değerlere uzaklık gibi nedenlerin uygulamada toplumu ikna edecek güçlü kararların çıkmasına imkan vermediğini kaydetti. Doğan bu boşluğun, her seferinde siyaset kurumlarınca yasal düzenlemeler yapılmak suretiyle doldurulduğunu ve yargının yorum alanının daraltıldığını belirten Kılıç, bunun bir şekilde yargıya olan güvensizlik olarak da tanımlanabileceğini kaydetti. Kılıç, ''Yargının hesabını veremediği sınır tanımaz uygulamaları, ağır bedeller ödenmesi sonucunu doğurmuş, anayasa ve yasalarda radikal değişimlerin yapılmasının haklı nedenini oluşturmuştur. Dün yargının siyaseti kuşatma gayretlerine karşı çıktığımız gibi bugün de siyasetin yargıyı kuşatmasına izin vermeyeceğiz'' diye konuştu. Hakimlerin, yasaların ve kuralların dili olduğunu vurgulayan Kılıç, şunları kaydetti: ''Bu dili nasıl kullanırsanız, hukuk devleti ona göre oluşur ve gelişir. Hakimin iç dünyasındaki endişe, kaygı, korku, ideolojik baskı, dostluk ve düşmanlık duygularından arındırılması, tarafsızlığının olmazsa olmaz koşuludur. Vicdanlar üzerinde oluşan bu işgaller kalkmadıkça, bağımsız ve tarafsız bir yargının oluşumunu sağlamak mümkün değildir. Ayrıntılar...

 
PİKNİĞE DAVET

Nizam Hukukçular Derneği’nin 25 Şubat Cumartesi günü yapılacak olan, Geleneksel Karboğazı Pikniğinde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyarız. NİZAM HUKUKÇULAR DERNEĞİ

NOTLAR

25.02.2012 Cumartesi günü 09:30 da Otoyol Mola Tesislerinde buluşup, birlikte Karboğazı-Gülek Beldesi’ne hareket edilecektir. Piknikte, sucuk ekmek+içecek+tatlı ikram edilecek olup, katılımcılar kendi hazırladıkları yiyecekleri de getirebilirler. Piknik yerinde yeterince masa bulunmaktadır.

 
ELLE TACİZE REKOR CEZA

Samsun'da lise öğrencisi 17 yaşındaki genç kadını sokak ortasında elle taciz ettiği iddiasıyla hakim karşısına çıkan 53 yaşındaki tutuklu, "cinsel istismar" suçundan 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Samsun İlkadım ilçesi 19 Mayıs Mahallesi'nde geçen yıl meydana gelen olayda, H. Ö., sokak ortasında lise öğrencisi E.Y.'yi elle taciz ettiği iddiasıyla gözaltına alınarak çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı. Bugün 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde son kez hakim karşısına çıkan tutuklu sanık, suçlamaları kabul etmedi. H. Ö. savunmasında, "Alkol almıştım. Sokakta arkadaşlarımla konuşuyordum. Birden dengemi kaybedip yere düşerken elim değmiş olabilir. Bilerek kasti olarak bir şey yapmadım. Beraatimi isiyorum" dedi. Duruşmaya katılmayan E.Y. ise daha önceki savunmasında, "Dersaneden çıkmıştım. Arkadaşlarımla birlikte eve giderken kaldırımda konuşan kişiler vardı. Yanlarından geçtiğimiz sırada sanık eliyle kalçamı sıktı" diye konuştu. Mahkeme heyeti, H. Ö'ye cinsel istismar suçundan 15 yıl hapis cezası verdi.

 
PATRİK BARTHOLOMES: "YENİ BİR TÜRKİYE DOĞUYOR"

Yunan basın-yayın organları, yeni anayasa hakkında görüşleri alınmak üzere Patrik Bartholomeos'un TBMM'ye davet edilmesini "Bartholomeos'un TBMM'ye davet edilmesi tarihi bir olay" şeklinde yorumladı. Fener Rum Patriği Bartholomeos'un, yeni anayasa konusunda önerilerini sunmak üzere TBMM Anayasa Uzlaşma Alt Komisyonu'na davet edilmesi Yunan basınında geniş yer aldı. Yunan basını, bir patriğin ilk kez TBMM'ye giderek kendi tezlerini dile getirdiğine dikkati çekerek, Bartholomeos'un, "Yeni bir Türkiye doğuyor" sözlerine geniş yer verdi. Atina'da yayımlanan Ta Nea gazetesi, Bartholomeos'un, Anayasa Uzlaşma Alt Komisyonu üyeleriyle birlikte çekilmiş bir fotoğrafını yayımladığı haberinde, "Ekümenik Patrik, Kemal Atatürk'ün portresinin altında TBMM'nin özel komisyonuna yeni anayasayla ilgili azınlıkların tezlerini sundu" ifadesini kullandı. Muhafazakar eğilimli Elefteros Tipos gazetesi, "Bartholomeos ilk defa Türk Parlamentosunda" başlığını kullandığı haberinde, Türk demokrasi tarihinde bir patriğin ilk defa TBMM komisyonuna davet edilerek görüşlerini sunduğunu yazdı. Elefteros Tipos, Bartholomeos'un, toplantı sonunda yaptığı açıklamada, "Maalesef bugüne kadar azınlıklara karşı haksızlıklar oldu. Bunlar yavaş yavaş düzeltiliyor, değiştiriliyor, yeni bir Türkiye doğuyor" dediğini duyurdu. Kathimerini gazetesi de Bartholomeos'un, TBMM Komisyonu'na davet edilmesini "tarihi bir olay" olarak değerlendirerek, Patriğin Anayasa Uzlaşma Alt Komisyonu'na Türkiye'deki gayri Müslim azınlıkların taleplerini ilettiğini belirtti.
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 31 Toplam: 1503

ADANA- NİZAM HUKUKÇULAR DERNEĞİ-2008